John Sloan'un Cornelia Sokağı, hem bir zamanlar atölyesinin bulunduğu binaya bir vefa borcu hem de New York'un hızlı değişimine dair dikkatli bir gözlemdir. Ashcan Okulu'nun -akıl hocalığını Robert Henri'den almış gerçekçi ressam grubu- başlıca bir figürü olan Sloan, modern metropoldeki direnci, enerjiyi ve günlük yaşamı yakalamasıyla tanındı. Şehrin sokaklarını, asma trenlerini ve işçi sınıfı mahallelerini çoğunlukla toplumsal ve siyasi bir açıyla resmetti.
Tablo Cornelia Sokağı 2'deki özgün Varitype Binası -"Greenwich Flatiron (Greenwich Ütüsü)" takma ismi verilmişti- etrafında şekillenir. Sloan, atölyesini 1912'den 1915'e kadar burada kurdu. 1907'de Beaux-Arts üslubunda inşa edilen bina, New York'un ilk çelik çerçeveli binaları arasındaydı. Solda, Altıncı Cadde'deki Yüksek Tren gürültülü bir şekilde geçiyor; sağda, uzakta Cornelia Sokağı, Bleecker Sokağı ile birleşmektedir. Sloan sahneyi hem doğal hem de yapay ışığın -sokak lambaları, tren farları ve berrak bir gün batımı- parıltısında yıkar.
Dünya Mimarlık Günü kutlu olsun!
Not: Bizzat şehri konu alan tabloları beğeniyorsanız Gustave Caillebotte'un Paris Sokağı, Yağmurlu Gün adlı güzide baskımıza bakmaya ne dersiniz? Caillebotte'un Paris'i tıpkı Sloan'un New York'u gibi mimariyi, atmosferi ve günlük yaşamı tek, sonsuz bir ana hapsederek yakalamıştır.
İlave Not: Amerikan Gerçekçiliğine mensup ünlü 5 ressamla tanışmaya ne dersiniz? Bu sanatçıların hepsini biliyor muydunuz?