John Constable - 11 Haziran 1776 - 31 Mart 1837 John Constable - 11 Haziran 1776 - 31 Mart 1837

John Constable

11 Haziran 1776 • 31 Mart 1837

  • Realizm

  • Romantizm

John Constable İngiliz bir romantik ressamdı. Suffolk'te doğan Constable, öncelikle Dedham Vadisi'nin, evini çevreleyen bölge ki burayı yoğun bir sevgiyle doldurdu, şu anda "Constable Country" olarak bilinir, peyzaj resimleriyle tanınır. "Kendi mekanlarımı en iyi şekilde resmetmeliyim," diye 1821'de arkadaşı John Fisher'a yazdı "resim, duygu için kullanılan başka bir kelime sadece." En ünlü tabloları 1816'dan "Wivenhoe Parkı", 1802'den "Dedham Vadisi" ve 1821'den "Saman Arabası"nı içerir. Tabloları şu anda Britanya sanatındaki en popüler ve değerlilerin arasında olsa da Constable hiçbir zaman finansal açıdan başarılı olmadı. 52 yaşında Kraliyet Akademisi'ne seçilesiye kadar kurumun üyesi değildi. Yapıtları Fransa'da benimsendi, burada ana vatanı İngiltere'den daha çok yapıt sattı ve Barbizon Okulu'na ilham verdi. Constable sanatçılara resimlerini bizzat doğa yerine hayal güçlerini kullanarak oluşturmayı öğreten sanatsal kültüre sessizce karşı çıktı. Leslie'ye "Oturup doğadan bir çizim yaptığımda, yapmaya çalıştığım ilk şey daha önce resim görmüş olduğumu unutmaktır." dedi. Constable hayatı boyunca hamilerin "tamamlanmış" resim talebi ve Kraliyet Akademisi için tablolar üretmiş olmasına rağmen hemen yerinde yapılan çalışmalar şeklindeki daimi yenilikler çalışma yöntemi için olmazsa olmazdı. Bir formülü takip etmekten asla haz almadı. "Dünya çok büyük, birbirine benzeyen iki gün, hatta iki saat yok, tüm dünyanın yaratılışından itibaren bir ağacın birbirine benzeyen iki yaprağı da hiç yok ve doğanınkiler gibi gerçek sanat ürünleri birbirinden tamamen farklıdır." diye yazdı. Constable tamamlanmış resimlerinden önce kompozisyonu test etmek için peyzajlarının tam boyutlu pek çok eskizini resmetti. Serbest ve hareketli fırça uygulamasıyla bu büyük çizimler, o zaman devrim niteliğindeydi ve sanatçıların, akademisyenlerin ve kamunun ilgisini çekmeyi sürdürmektedir. Örneğin "Sıçrayan At" ve "Saman Arabası" yağlı boya çizimleri, Constable'ın aynı konulardaki tamamlanmış tablolarında eksik olan hareketlilik ve etkileyiciliği yansıtır. Yağlı boya çizimleri, geçmişe bakıldığında Constable'ın avangart bir ressam, peyzaj resminin tamamen yeni bir yönden ele alınabileceğini gösteren biri olduğunu yapıtlarının diğer tüm yönlerinden muhtemelen daha çok açığa çıkarır. Constable'ın sulu boyaları da dönemlerine göre oldukça serbestti: çift gökkuşağıyla neredeyse mistik olan "Stonehenge", 1835, çoğunlukla şu ana kadar resmedilmiş en iyi sulu boyalardan biri olarak kabul edilir. Constable tabloyu 1836'da sergilediğinde başlığa bir yazı ekledi: "Çıplak ve uçsuz bucaksız bir fundalıkta uzakta duran, eski çağların olaylarıyla olduğu kadar bugünün ihtiyaçlarıyla da alakasız gizemli Stonehenge anıtı, sizi tüm tarihî kayıtların ötesinden tamamen yabancı bir dönemin belirsizliğine taşır." Constable tam boyutlu yağlı boya çizimlere ek olarak peyzajlar ve bulutların gözlemine dayalı sayısız çalışmasını tamamladı, atmosfer koşullarını kaydetmesinde daha bilimsel olmayı kafasına koydu. Fiziksel etkilerinin gücü Londra'da sergilediği tam boyutlu tablolarda belirgindi bazen, örneğin "The Chain Pier", 1827, bir eleştirmeni şöyle yazmaya sevk etti: "atmosfer, neredeyse bir şemsiye isteğini açığa vuran karakteristik bir nemliliğe sahip." Constable bir defasında Leslie'ye bir mektupta şöyle yazdı: "Sınırlı ve soyut sanatım her çalılığın altında ve her patikada bulunabilir, bu nedenle hiç kimse onu almaya değer görmez." Dürüst tekniğinin ne kadar etkili olacağını asla hayal edemezdi. Constable'ın sanatı sadece Géricault ve Delacroix gibi çağdaşlarına değil aynı zamanda Barbizon Okulu'na ve son dönem on dokuzuncu yüzyıl Fransız izlenimcilerine ilham verdi.